18911


ben ucu görünmeyen bir mısır tarlasıyım.
toprağımın içinde olanlara, toprağımın içine koyulanlara sarılarak, saygıyla her şeyimi veriyorum. tohumlarını, benliğimde güneşin gölgelediği karanlığımda, içimde en nemli rutubetsizliğimde, altımda en güvenli yerimde, toprağımda saklayarak kendileri olmalarını sağlıyorum. saklanarak kendilerini bulup, hazır olduklarında en dik halleriyle gökyüzüyle buluşmalarını kutluyorum. gelişmelerine yardım ettiğim her tohumun, bitkiye dönüşümlerini kutsuyorum köklerinden tutarak. açık mavi bulutlarımla tanışan, koyu yeşil minik yapraklarına nefes veriyorum. altında toprak, üstünde bulut olup; benden aldıklarıyla beni vermelerini, bana ucumdan biraz benzeyip, dönüşerek uçsuz bir ben oluşturmalarını izliyorum.
ben bir mısır tarlasının rüzgarıyım.
boyumca uzun mısırların yetiştiği bir mısır tarlasındayım. iki mısır arasındaki mesafenin gövde genişliğim kadar olan bu verimli tarlada, kalp ritmime denk yürüyorum. kollarım bedenimden hafifce sıyrılmış, sarının ve açık yeşilin tonlarına dolanarak, seyreltik hızda seyrederek, gövdelerinin sağ taraflarına değerek geçiyorum. ürperten ılık nefesle yönlendiriyorum uzun, zarif mısır gövdelerini. vücutlarının arasından sızan sıcak turuncu güneş, yapraklarının ayalarına dokunuyor. sıcaktan ılığa, ılıktan soğuğa geçer gibi spiraller oluşturarak, kendi içimde kendimden yola çıkıp, kendime esiyorum. koyu yeşil filizin açık yeşil gövdeye, açık sarı meyveden kahverengiye dönen püsküllere ve sonunda toprağa dönüştüğü gibi mikroevrimler yaşayarak yol alıyorum.
ben bir mısır tarlası gezginiyim.
iki avcumun arasına, gövdesine eziyet etmeden nazikçe aldığım mısır koçanını, baş parmaklarımla dokunarak, yapraklarının yavaşça aralanmasını sağlayarak kontrol ediyorum iri tanelerini. telaşlanmasına izin vermeden sakince, meyvesini gövdesine bağlayan uzantısıdan tutup, avuç içlerim dua eder gibi birbirine kavuşana dek ellerimi yürütüyorum taç yaprakları üzerinde. tanelerini koruyan bu örtülerin birbirine kavuşmasını sağlıyorum. hazır mısır meyvesi, yapraklarını belli bir ses tonunda kapatarak zamanının geldiğini bildirir evrene. mısır tarlası gezilerinin mucizesi, kendini yenileyen bir mucizedir. mucize, kendini tekrarlayan bir deneyimin sağlamasıdır. deneyim, kendini öngören bir tanıklık halini alır. tanıklık etme eylemi, en yakın görüş uzaklığında olsa dahi, kendini tekrarlayan mucizeye tanıklık etme deneyimine seyyah ettirir.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: